stood by - Turco Inglés Diccionario

stood by

Significados de "stood by" en diccionario turco inglés : 34 resultado(s)

Inglés Turco
General
stand by v. yanında olmak
Will you promise to stand by me?
Yanımda olacağına söz verir misin?

More Sentences
stand by v. hazır beklemek
Stand by for instructions.
Talimatlar için hazır bekleyin.

More Sentences
stand by v. beklemek
Stand by for my orders.
Emirlerimi bekleyin.

More Sentences
stand by v. seyirci kalmak
No longer will we stand by and watch payment arrears being built up.
Artık ödeme borçlarının birikmesine seyirci kalmayacağız.

More Sentences
stand by v. beklemede kalmak
Tom stood by.
Tom beklemede kaldı.

More Sentences
stand by v. hazır bulunmak
stand by v. destek olmak (birine)
stand by v. bırakmamak (birini)
stand by v. sağlamak
stand by v. destek olmak
stand by v. terketmemek
stand by v. sadık kalmak
stand by v. desteklemek
stand by v. yardıma hazır olmak
stand by v. hazır olmak
stand by v. ayrılmak
stand by v. uzak kalmak
stand by v. uzakta durmak
stand by v. mesafeli durmak
Phrasals
stand by v. yardımcı olmak
stand by v. yardım etmek
stand by v. askıya almak
Law
stand by v. (ingiliz hanedan mensubu) gerekçe göstermeksizin jüri üyesine karşı çıkmak
Politics
stand by v. arka çıkmak
stand by v. desteklemek
Media
stand by n. yedek yayın programı
Technical
stand by v. (verici istasyon) sinyal gönderimine hazır olmak
stand by v. (alıcı istasyon) ayarlı olmak
stand by v. (alıcı istasyon) açık olmak
Computer
stand by expr. askıya al
stand by expr. bilgisayarı askıya al
Aeronautic
stand by n. dinlemede kalın
Marine
stand by v. alesta durmak
stand by v. hazır olmak

Significados de "stood by" con otros términos en diccionario inglés turco: 74 resultado(s)

Inglés Turco
General
stand-by n. hazır
stand-by n. yardımcı
stand-by n. yardım
stand-by n. destek
stand-by n. güvenilir kimse
stand-by n. zemin döşeme
stand-by n. yedek
stand by one's word v. sözünden dönmemek
stand idle by v. eli kolu bağlı oturmak
stand by somebody v. yanında olmak
stand idly by v. kayıtsız kalmak
stand by somebody's side v. tarafını tutmak
stand idle by v. kayıtsız kalmak
put somebody on stand-by v. yedek olarak hazırda tutmak
put somebody on stand-by v. birini hazırda tutmak
put somebody on stand-by v. ihtiyaç halinde kullanmak için hazırda tutmak
stand by someone v. sadık kalmak
stand by someone v. sadık olmak
stand by one's word v. sözünün arkasında durmak
stand idly by v. kılını kıpırdatmamak
stand idly by v. istifini bozmamak
on stand by adj. beklemede
on stand by adj. alarmda
on stand by adj. hazır durumda
Idioms
stand by with folded arms v. eli kolu bağlı kalmak
stand by one's guns v. kendi bildiğini okumak
stand or fall by (something) v. (bir şey) sayesinde ya batmak ya çıkmak
stand or fall by (something) v. akıbeti (bir şeye) bağlı olmak
stand or fall by (something) v. akıbetini (bir şey) belirlemek
stand or fall by (something) v. başarısı veya başarısızlığı (bir şeye) bağlı olmak
it will stand or fall by (something) expr. ya batacak ya çıkacak
Speaking
I stand by what I said expr. söylediğimden şaşmam
stand by me expr. benimle kal
stand by me expr. bana destek ol
I stand by what I did expr. yaptığım şeyin arkasındayım
Trade/Economic
stand-by underwriting n. bakiyeyi yüklenim
stand-by arrangements n. stand-by düzenlemesi
stand-by arrangement n. stand-by düzenlemesi
stand-by arrangement n. standby düzenlemesi
stand-by agreement n. destekleme kredisi anlaşması
stand-by credit n. stand-by kredisi
stand-by credits n. stand-by kredileri
stand-by letters of credit n. teminat akreditifi
stand by letters of credit n. garanti akreditifi
stand-by reserve n. bekleme yedeği
stand-by credit n. stand-by kredisi
stand-by agreement n. stand-by anlaşması
Politics
stand-by agreement n. stand-by anlaşması
stand-by arrangements n. stand-by düzenlemeleri
Technical
stand-by motor n. yedek motor
stand-by equipment n. yedek ekipman
stand-by equipment n. donanım
stand-by pump n. yedek pompa
stand-by equipment n. yedek donanım
stand by battery n. yardımcı akümülatör
stand-by channel switching equipment n. yedek kanal anahtarlama cihazı
stand-by fan n. yedek körük
stand-by boiler n. yedek kazan
stand-by seal oil pump n. yedek sızdırmazlık yağı pompası
stand-by oil cooler n. yedek yağ soğutucusu
stand-by mill n. yedek değirmen
stand-by feeder n. yedek fider
stand-by channel switching n. çalışmaya hazır yedek kanal anahtarlaması
stand-by channel switching equipment n. çalışmaya hazır yedek kanal anahtarlama cihazı
stand-by adj. hazır olarak yedekte bekleyen
stand-by expr. hazır durumda
Computer
stand-by led n. duraklatma ışığı
Lighting
stand-by lighting n. yedek aydınlatma
Aeronautic
stand-by n. yedekte bulunma
stand-by passenger n. bekleme listesindeki yolcu
Military
stand by storage n. yedek depolama
stand by attitude indicator n. yedek uçuş durum göstergesi
stand-by network control station n. yedek yer kontrol merkezi
stand by position n. bekleme mevzi